Oyun ve oyuncaklar neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahiptir. Bugün bilinen bir çok oyunun geçmişinin 3000 yıldan fazlaya dayandığı arkeologlar tarafından bulunan kalıntılarla belgelenmiştir. Bunlardan bazıları, uçurtmalar, çemberler, bebek oyunları, top ve taş oyunlarıdır.
Birçok kuramcı oyunu çeşitli şekillerde tanımlamışlardır. Montessori’ye göre oyun ‘çocuğun işi’ olarak betimlenmiştir. Piaget’e göre ise oyun bir uyumdur. Grass oyunu çocukların yaptığı bir pratik olarak görür. Montaigne ise çocukların en gerçek uğraşları olarak tanımlar.
Bütün bu tanımları ele alırsak bir çocuk için oyun; uyum, pratik, gerçek bir uğraş ve en temel işleridir. Yetişkinler için ise bu durum çok başka bir şey ifade eder, çoğunlukla oyun çocuğun bir şeyle oyalanması olarak görülür ve oyuncakla eşleştirilir. En temel yanılgı ise büyük ve pahalı oyuncakların çocuklar için en iyi olduğu düşüncesidir. Halbuki bir oyunda çocuğun yaptığı ‘işe’ en çok uyan araç onun için en iyi olandır. Çünkü onun için önemli olan kendi yaşantısıdır.

Yorumlar
Yorum Gönder